0–12 YAŞ ÇOCUKLARINDA GÖRÜLEN HASTALIKLAR

  • 1. Difteri ( Kuşpalazı )


    Çocuklarda görülen, difteri basilinin neden olduğu öldürücü olabilen bir hastalıktır.
    Kuluçka dönemi 1-7 gündür. Bulaşma, difterili bir hastayla yakın temasta bulunma, difteri
    basillerinin bulaşmış olduğu eşyaların, yiyecek ve içeceklerin kullanılmasıyla olur. En
    duyarlı yaş 2-8 yaşlardır. Sonbahar, kış mevsiminde daha sık görülür.


    Difteri basilinin yerleşme yerine göre difterinin Ģekilleri; burun, boğaz, gırtlak, göz,
    göbek, yara ve orta kulak difterisidir. Belirtileri boğaz ağrısı, yutma zorluğu, burun akıntısı,
    ses kısıklığı şeklinde görülür. Ateş olmayabilir. Boyundaki lenf bezleri şişer. Hastalık, kalp
    ve sinir sisteminde hasara yol açarak, geçici felçlere sebep olabilir. Tehlikeli bir hastalık
    olduğu için vakit geçirilmeden doktora götürülmelidir. Yatak istirahatı gerekir. Bol su ve
    yumuşak gıdalar verilmelidir. Koruyucu olarak aşısı vardır. Her çocuğa okul öncesi
    yaşlarında difteri aşısı yapmalıdır.


    2. Boğmaca


    Çocukluk çağında sık görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Etkeni boğmaca basilidir.
    Kuluçka dönemi 5-20 gündür. Doğrudan hasta kişiyle temas ve damlacık yoluyla bulaşır.
    İlkbahar, kış aylarında sık görülür. Her yaşta görülebilmesine rağmen 6-7 yaşlarından önce
    daha fazla görülür. Süt çocuklarında ağır seyreder ve 5 aylıktan küçük çocuklarda ölüm oranı
    yüksektir.

    Hastalık 3 dönemde izlenir:
    - Nezle dönemi: Soğuk algınlığı Ģeklinde başlar. Hafif nezle, ateş, öksürük,
    iştahsızlık, göz yaşarması görülür, 1-2 hafta sürer.
    - Öksürük dönemi: 3-6 hafta sürer. Üst üste boğulur gibi öksürük nöbetleri,
    derin soluk alma, öksürükten sonra kusma görülür. Bu öksürüklerde yüzde
    kızarma, morarma olur. Dil dışarı çıkar. Gözler dışarı fırlar gibidir ve yaĢarır.
    Öksürük nöbetlerinin sonunda, derin iç çekme şeklinde hava alınmasına bağlı
    olarak horoz ötmesi Ģeklinde ses çıkar. Beyinde mikroemboliler oluĢursa
    konvülsiyon nöbetleri ve felç görülebilir. Öksürük sonrası balgam vardır.
    Terleme, yorgunluk, halsizlik ortaya çıkar.
    - İyileşme(nekahat) dönemi: 2-3 hafta sürer. Bazen iyileşme aylar da sürebilir.
    Zamanla öksürük nöbetlerinin şiddeti ve sayısı azalır. Hasta rahatlar, iştahı
    düzelmeye, neşesi yerine gelmeye başlar.


    Bakım: Çocuk mutlaka doktora götürülmeli, doktorun önerdiği ilaç tedavisi
    uygulanmalıdır. Dinlenme ve yatak istirahatı Ģarttır. Hastanın odasının sık sık
    havalandırılması ve nemlendirilmesi gerekir. Hasta, bol proteinli ve vitaminli gıdalarla az az
    ve sık sık beslenmeli, bol sıvı almalıdır.

    Korunma: Hasta çocuklar, sağlıklı kişilerden uzak tutulmalıdır. İkinci aydan itibaren
    rutin aşılama yapılması, hastalığı önemli ölçüde azaltır. Boğmaca aşısı, beşli karma aşı
    (DaBT-lPA-Hib) Ģeklinde 2, 4, 6. aylarda ve rapel olarak 18 ve 24. aylarda yapılır. Hastalığı
    geçirenler ömür boyu bağışıklık kazanır.


    3. Kızamık


    Kızamık virüsünün neden olduğu, döküntülü, bulaşıcı bir çocuk hastalığıdır. Bulaşma
    insandan insana direkt temas, damlacık ve hava yolu ile ağız, boğaz ve burundan olur.
    Nadiren de hastaların ağız, burun, boğaz ifrazatlarıyla yeni kirlenmiş eşyalarla (mendil,
    havlu, kaşık, çatal gibi) bulaşma olur.
    Kuluçka dönemi; 10-14 gündür. Her yaşta görülebilir. Genellikle 6 aydan büyük
    çocuklarda daha çok kış sonu, bahar aylarında görülür.


    Belirtileri: Yüksek ateş, halsizlik, iĢtahsızlık, nezle, öksürükle başlar. Ses kısıklığı
    olur. Gözler yaşarır, kızarır, kirpik dipleri çapaklanır. Çocuk ışığa bakamaz, fotofobi ( ışığa
    bakamama) vardır. Kızamığın en önemli özelliği ağızda koplik lekelerinin çıkmasıdır. Bu
    lekeler, ağızda kırmızı zemin üzerinde tuz taneleri serpilmiş görünümdedir. Bu lekelerin
    görülmesinden 1-3 gün sonra kulak arkasından bşĢlayan, yüz, boyun, gövde bacaklarda
    yayılan deri döküntüleri görülür. Döküntüler, büyük lekeler hâlindedir. Döküntü döneminde
    ateş yükselir.


    Döküntü safhası 3-4 gün sürer. Döküntüler çıktıkları sırayla kaybolur. Daha sonra
    deride kepeklenme görülür, ateş düşer.

    Bakım: Ateş döneminde yatak istirahatı sağlanır. Hasta; sindirimi kolay, yumuşak ve
    bol karbonhidratlı, proteinli-vitaminli yiyeceklerle beslenir. Hastanın odası sık sık
    havalandırılmalıdır. Göz kapakları kaynatılmış soğutulmuş su ile ağzı ise karbonatlı su ile
    temizlenmelidir. Hasta iyi bakılmazsa kızamık; orta kulak iltihabı, zatürree ve beyin dokusu
    iltihabına sebep olabilir. Bu dönemde doktor önerisine göre ilaç kullanılabilir.
    Kızamıktan korunma; aşı ile sağlanır.


    4. Kabakulak


    Virüslerin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır.
    Bulaşma: Damlacık yoluyla olur. Bulaştırıcılık parotis ( tükrük) bezinin şişmesinden
    7 gün önce başlayıp 9 gün sonrasına kadar devam eder.


    Kuluçka dönemi; 14-21 gündür. 5-15 yaş arası çocuklarda görülür. Kış sonuna doğru
    sık rastlanır.


    Belirtileri: Çene altı ve kulak altı tükürük bezlerinin şişmesi sonucu boynun yan
    tarafında yumru oluşur. şişlik çift taraflı olursa yüz yuvarlak ve ay dede şeklinde görülür.
    Yüzdeki bu şişlik 8-10 günde geçer. Yutkunmada acıma hissi, ateş ve ağız kuruluğu görülür.
    şiş kısım dokunmaya karşı hassas ve ağrılıdır. Belirtiler ortaya çıkmadan 1-2 gün önce
    çocukta genel bir kırgınlık gözlenir.


    Erkeklerde erbezleri (testisler) de etkilenir. Bu nedenle hastalık süresince doktor
    kontrolünde olmalıdır. Ergenlik çağında ve daha sonra kabakulak geçiren erkek çocuklarında
    testislerin iltihaplanması sonucu kısırlığa yol açabilir.


    Bakım: Özel bir tedavisi yoktur. Hasta çocuk iyileĢene kadar okula
    gönderilmemelidir. Yatak istirahatı sağlanmalıdır. Bol proteinli, yumuşak, sıvı besinler
    verilmelidir. Doktorun önerdiği ilaçlar kullanılabilir.
    Korunma: Aşı ile sağlanır.

    5. Kızamıkçık


    Kızamıkçık virüsünün neden olduğu hafif ateşli ve döküntülü seyreden bir hastalıktır.
    Gebelikte geçirilirse fetüste zekâ geriliği, mikrosefali, sarılık, kalp-damar bozukluğu, işitme
    ve görme anomalilerine yol açar; ölü doğuma neden olur.


    Kuluçka süresi 14-21 gündür. Genellikle 6 aydan büyük çocuklarda en sık 7 yaşından
    sonra görülür. Kızamıkçık virüsü, solunum (damlacık enfeksiyonu) ve nadir olarak dışkı ve
    idrar ile bulaşır. Hastanın eşyalarıyla ve plasenta yoluyla da (rubella sendromu) bulaşma
    görülür. Bu hastalık kış ve ilkbahar mevsimlerinde daha fazla görülmektedir.


    Belirtileri: Hafif ateş, nezle ve hâlsizlikle başlar. Kızamığın hafif şekline benzer.
    Döküntü öncesi kulak arkasında lenf bezlerinde şişlik görülür. Ağızda toplu iğne başı
    büyüklüğünde kırmızı döküntüler fark edilir. Deri döküntüleri önce alın ve yüzde başlar,
    sonra hızla boyna kollara, gövde ve bacaklara yayılır. Kızamıktan daha az belirgin
    noktacıklar hâlinde, pembe renklidir. Döküntüler 2-3 gün sürer Kızamıkçıkta döküntüler
    kaybolurken deride kepeklenme olmaz. Kulak arkasındaki lenf bezlerindeki şişliklerin ağrılı
    olması hastalığın özel belirtisidir.


    Bakım: Kızamıkçık hafif bir hastalıktır. Hastanın birkaç gün dinlenmesi gerekir.
    Hastanın iştah durumuna göre kolay sindirebileceği besinler verilir. Kendiliğinden iyileşir.
    Korunma: Aşı ile olur. Kızamıkçık aşısı 15. ayda ilk doz, okula girerken ikinci doz
    yapılarak kızamıkçıktan korunma sağlanır.

    6. Kızıl


    Bebeklik döneminde hemen hemen hiç görülmeyen, döküntülü ve bakterilerin neden
    olduğu bir hastalıktır. 3-12 yaş arası çocuklarda, ilkbahar ve kış aylarında sık görülür. 2
    yaşın altında, 30 yaş üstünde pek görülmez. Gebelikte kızıl geçirilirse düşük, ölü doğum,
    bebekte körlük, sağırlık, kalp yetmezliği, mikrosefali, zekâ geriliği gibi komplikasyonlara
    neden olur.


    Bulaşma, hastaların burun, boğaz salgıları ve deri döküntüleri ile direkt temas ve
    damlacık yolu ile olur. Kuluçka süresi 2-5 gündür.


    Belirtileri: Ani başlayan titreme ve yüksek ateş, baş, boyun, karın ağrısı, bulantı,
    kusma vardır. Ateş 12-24 saat içinde 39-40 0C olur. Ateşli dönemde hastanın dili önce beyaz,
    sonra da kırmızı çilek görünümünü alır. Buna çilek dil (yumuĢak damakta nokta Ģeklindeki
    kızarıklık) denir. Kızılın tipik ve ayırt edici belirtisidir. Bademcikler kırmızı ve büyük; lenf
    bezleri şiş ve ağrılıdır.


    Döküntüler, hastalığın başlangıç belirtilerinden 1-2 gün sonra yüzde başlar, vücuda
    yayılır. Önceleri sarımtırak kırmızı ve toplu iğne başı büyüklüğündeki döküntüler birbiriyle
    birleşir ve bütün vücut derisi güneş yanığı görüntüsü alır. Derinin yumuşak ve kıvrım
    yerlerinde, kasık ve koltuk altında çoğalan kırmızı çizgilere “pastia işareti” denir. Bu belirti
    kızılın ayırt edici özelliğidir.


    Döküntü ile birlikte kaşıntı artar. Döküntüler ilk başladığı yerden başlayarak söner.
    Cilt bazen büyük parçalar şeklinde soyulur (kızıl için tipik belirti). Normal kızıl vakları 3
    hafta sürer.


    Bakım: Doktor önerisine göre ilaç tedavisi yapılır. Hasta çocuk 10-15 gün
    dinlenmelidir. Hastalık tedavi edilmezse böbrek hastalığı, romatizma, orta kulak iltihabı ve
    zatürreye neden olur.


    Korunma: Hastalığın aşısı yoktur. Hasta çocukla temastan kaçınılmalıdır. Hasta ile
    temas edenlerin boğaz kültürü alınmalı, sonuç pozitif çıkarsa hemen tedaviye başlanmalıdır.

    7. Suçiçeği


    Virüslerin neden olduğu çok kolay bulaşabilen, döküntülü ve özellikle kışın çok
    görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Daha çok okul çağında görülmekle birlikte, her yaşta
    görülebilir. Kuluçka süresi 14-21 gündür.


    Bulaşma, insandan insana, öksürme ve aksırmayla çevreye yayılan damlacıklarla ve
    deri kabarcıklarına direk temasla olur. Bulaştırıcılık döküntüler çıkmadan bir gün önce
    baĢlar, son döküntü kabuklaşınca sona erer.


    Belirtileri: Kuluçka süresinden sonra 1-2 gün süren hafif ateş, iştahsızlık, halsizlikle
    beraber deri döküntüleri vardır. Döküntüler en çok gövde, kol, bacak, saçlı deri, ayak tabanı
    ve ağızda görülür. Sulu kabarcıklar şeklindedir. Döküntü 2-6 gün sürer. Bu kabarcıklar, açık
    pembe renkte önce sulu sonra kabuklu olup son derece kaşıntılıdır. Döküntüler genelde iz
    bırakmaz. Ancak kabuklar kaşınarak kaldırılırsa iz kalabilir.


    Bakım: Evde yatak istirahatı şarttır. Döküntülerin mikrop kapmaması için kaşıntıyı
    gidermek gerekir. Kaşıntıyı azaltmak için doktorun önerdiği losyonlar kullanılmalıdır.
    Karbonatlı suyla silmek de kaşıntıyı hafifletir. Çocuğun vücut direncini artırıcı besinler
    verilmelidir. Vücudu sıkmayan bol giysiler giydirilmelidir.


    Korunma: Hasta kişilerle temas edilmemelidir. Suçiçeği aşısı çok etkin bir aĢıdır. 12
    ay-12 yaş arası çocukların %95‟inden fazlası tek doz suçiçeği aĢısı sonrası bağışıklık cevabı
    oluştururlar. Suçiçeğinin 12 ay- 12 yaĢları arasında yapılabilen aşısı vardır. Bu yaşlarda
    yapılan aşı büyük oranda bağışıklık oluĢturur. Ancak ülkemizde rutin aĢı takviminde yer
    almaz, isteğe bağlı olarak uygulanır.

    8. Menenjit


    Virüs ve bakterilerin neden olduğu beyin zarı iltihaplanmasıdır. Erken teşhis
    edilmediği zaman ölümle sonuçlanır.
    Kuluçka süresi birkaç saat ile10 gün arasında olup ortalama 3-4 gündür. Bulaşma
    yolları; hasta ve hastalık taşıyıcıların burun, boğaz salgısından damlacıkla veya hastanın
    havlu, mendil gibi eşyalarıyla olur.


    Belirtileri: Bebeklerde kusma, havale, düzensiz solunum, bıngıldakta kabarma
    görülür. Büyük çocuklarda daha baĢlangıçta hastanın durumu ağırdır. Kusma, ateş, baş
    ağrısı, dalgınlık ve ensede sertlik, vücutta mor lekeler vardır.


    Bakımı: Hastalığın tam teşhisi beyin omurilik sıvısının incelenmesiyle olur. Hasta
    çocuk mutlaka hastanede gözetim altında tutulmalıdır. Hasta, sessiz ve loş bir odada
    yatırılmalı, kuvvetli ıĢıktan korunmalıdır. Tedavi, doktor kontrolünde yapılır. Menenjitli
    çocuk zamanında hastaneye götürülmezse hasta kısa zamanda kaybedilebilir ya da daha ağır
    hastalıkların oluşmasına sebep olabilir.


    Korunma: Menenjit aşısı vardır. Ancak zorunlu aşılar grubunda değildir. İsteğe bağlı
    olarak yapılabilir. Menenjitten korunmak için hasta kişiyle ve aile yakınları ile yakın
    temastan kaçınılmalıdır. Hasta kişinin ağız salgısından uzak durulması (öksürükten ve
    öpüĢmekten kaçınmak) ve ellerin sık yıkanması menenjitten korunmada önemlidir.


    9. Çocuk Felci


    Salgınlara da neden olabilen virüslerin (polio) sebep olduğu bulaşıcı bir hastalıktır.
    Çocuk felci, dünyanın her yerinde özellikle yaz ve sonbahar baĢlangıcında her yaş grubunda
    görülmekle birlikte 1-4 yaş grubunda ve erkeklerde daha fazla görülür.
    Kuluçka dönemi, 5- 40 gündür.


    Bulaşma, genellikle virüsün bulaştığı suların ve besinlerin ağız yoluyla alınması
    sonucu olur. Hastalığı geçiren çocuğun dışkısının kontrol altına alınmaması, tuvalet
    temizliğine dikkat edilmemesi, hastalığın yayılmasının önlenmesinde önemlidir.


    Belirtileri: Ateş, baş ağrısı, kusma, karın ağrısı, ense sertliği ile kendini gösterir.
    BaĢlangıçta daha çok üst solunum yolu enfeksiyonuna benzer. Hastalık, hastaların bir
    kısmında hafif geçirilse de bir kısmında hastanın iyileĢtiğinin düĢünüldüğü dönemden 1-2
    gün sonra ağrı ve ense sertliği ile daha Ģiddetli olarak ortaya çıkar. Hastaların büyük
    kısmında felç görülmezken bazı tiplerinde birkaç gün süren yüksek ateşten sonra felç
    meydana gelir. Solunum merkezi tutulursa ölüm görülür.

    Bakım: Hastalığın özel bir tedavisi yoktur. Hastalık sonrasında zatürre, sürekli
    yatmadan dolayı deri tahriĢleri görülebilir. Ölümcül olabileceğinden hasta sürekli doktor
    kontrolünde olmalıdır. 33

    Korunma: Korunmak için mutlaka polio aĢısı yaptırılmalıdır. AĢı takviminde
    belirtilen Ģekilde uygulanan aĢılama ile hastalığa karĢı tam bağıĢıklık sağlanır. Hastalarla
    veya gıdalarla temastan sonra el yıkama son derece önemlidir Hastalarla veya gıdalarla
    temastan sonra el yıkama korunmada son derece önemlidir


    10. Zatürre (Pnömoni)


    Akciğer dokusunun iltihabıdır. Bulaşma solunum yolu ile oluşur. Beslenme
    bozukluğu olan ve vücut ısısı düşük çocuklarda, doğuştan bazı anomalileri olan ve bağışıklık
    sistemi kusurlu doğanlarda zatürree çabuk oluşur. Ayrıca yeni doğanda amniyon sıvısının
    hava yollarına kaçması vb. durumlar sonucu da zatürree olabilir. Genellikle kış mevsiminde
    ve kızıl, kızamık gibi hastalıklardan sonra görülebilir.


    Belirtileri: Ateş, öksürük, hızlı solunum, solunum güçlüğü, göğüste çekilme,
    sayıklama, paslı balgam, dudak etrafında ve parmak uçlarında morarmalar görülür. Virüslere
    bağlı zatürre yavaş gelişir. Bakterilere bağlı zatürreler, daha kısa sürede ve şiddetli ilerler.
    Hastalıktan korunmak için aşı yaptırılır. Konjuge Pnömokok aĢısı (KPA) “Çocukluk
    Çağı Ulusal Aşı Takvimi”ne alınmıĢ olup 2,4,6. aylarda birer doz temel aĢılama ve 12. ayda
    bir pekiştirme/rapel olmak üzere toplam dört kez uygulanır.


    Bakım: Hastanın protein oranı yüksek yiyeceklerle beslenmesi ve yeterli sıvı alması
    gerekir. Odası sık sık havalandırılmalı, belli oranda nemli tutulmalıdır. Burun ve kulak
    temizliğine ve rahat nefes alabilmesine dikkat edilmelidir. Doktor kontrolünde tedavi
    uygulanır. Doktorun verdiği ilaçlar aksatmadan düzenli olarak kullanılmalıdır.

    11. Grip



    Pek çok virüsün neden olduğu, çocukluk çağında sık sık tekrarlayan bir solunum yolu
    enfeksiyonudur. Her yaşta görülebilir. Bahar ve kış mevsiminde daha yoğundur.
    Bulaşma öksürme sırasında etrafa sıçrayan damlacıklarla olur.
    Kuluçka süresi 1-3 gündür.


    Belirtileri: Ateş, kol, bacak ve baş ağrısı, üst solunum yollarında iltihap ve kuru
    öksürük vardır.


    Bakımında; doktorun önerdiği ilaçlar kullanılarak yatak istirahatı yapılmalıdır. Bol
    sıvı gıdalar ve C vitamini alınmalıdır.


    Korunma gripli hastalarla yakın temastan kaçınılarak yapılmalıdır. Grip aşısı vardır
    ancak doktora danışılarak uygulanmalıdır. Özellikle astımlı ve immün sistemi zayıf
    çocuklara doktor önerisiyle belirtilen dönemde bu aşıyı yaptırılmalıdır.

    12. Sarılık (Hepatit)


    Sarılığın değiĢik türleri vardır. Yenidoğanda görülen sarılık fizyolojiktir ve
    kendiliğinden geçer. Çocukluk döneminde sıkça görülen sarılık tipi hepatit A‟ dır. Hepatit A
    hızlı geliĢen ve virüslerin neden olduğu bir hastalıktır.
    Kuluçka süresi, 12-40 gün arasında değiĢir. Ortalama olarak 25-30 gün arasıdır.
    BulaĢtırıcılığı vücutta sarılık henüz görülmeye baĢlamadan 15- 20 gün önce baĢlar ve 1 ay
    kadar devam eder.
    Hepatit A‟nın kaynağı, hasta ve hastalık taşıyıcıların dışkı ve idrarları ile ağız
    salgılarıdır. Hastalık etkeni; kirlenmiş sular, yiyecekler, içecekler, eşyalar, iyi pişmemiş
    sebze, yumurta, midye, istiridye ve sütle ile ağız yolundan bulaşma olur. Yaz mevsiminde
    dondurma, buz, konserve, hatta simit ve sandviçle de bulaşma olmaktadır.


    Hepatit A‟da erken dönemde bulantı, kusma, iştahsızlık, hâlsizlik, baş ve karın ağrısı
    ile yağlı yiyeceklere karşı tiksinme görülür. Bu dönemde hastanın idrarı koyu çay
    rengindedir. Bu bulgu, hepatit A hastalığının en tipik belirtisidir. Çocuklarda sarılık öncesi
    dönemde görülen belirtilerde geçici iyileşme görülür. Ateş düşer, iştah açılır, hâlsizlik azalır.
    Bu iyileşme yetişkinlerde pek görülmez. Göz akında sararma görülür ve daha sonra tüm
    vücuda yayılır. Bu hastalara yatak istirahatı şarttır. Özel ilaç tedavisi yoktur. Hasta iyi
    beslenmelidir.


    Hepatit A hastalığından tam korunmanın en etkili yolu, aşılanmadır. Karaciğer
    hastaları, pıhtılaĢma faktör hastalığı olanlar, okul çağındaki çocuklar ve mesleki riski olanlar
    aĢılanmalıdır. Ellerin sık sık yıkanması, hastalık etkeniyle kirlenme olasılığı bulunan
    besinlerin piĢirilmesi, suların kaynatılması gibi hijyenik önlemler alınmalıdır. Hijyen ve
    sağlık kurallarına uyulması hastalık bulaĢma riskini azaltabilir, ancak tamamen
    engelleyemez.


    Hepatit B ise her mevsimde her yaşta kişilerde görülür. Uzunca (birkaç ay) bir kuluçka
    süresi vardır. Hastalık, kan ve ürünleri ve bunlarla kirlenmiş araç gereçlerle (enjektör, iğne,
    jilet, diş parçası, diş tedavisi ve çekim aletleri, dövme, akupunktur ve kulak delme araçları
    gibi) cinsel temas ile bulaşır. Plasenta ile anneden fetüse geçer. .
    Sarılık öncesi dönemde ateş ya hafif olur ya da hiç olmaz. İitahsızlık, karın ağrısı,
    bulantı, kusma, kas ağrısı, karaciğer bölgesinde hassasiyet, idrarın renginde koyulaşma gibi
    belirtiler görülür. Hepatit B hastalığında göz akında ve tüm vücutta yaygın sarılık, tipik
    belirtidir. B tipi sarılık, ağır seyreder. Tedavi edilmezse karaciğer sirozu, karaciğer
    yetmezliği, karaciğer kanseri gelişir ve hastalık ölümle sonuçlanabilir.
    Korunma, ülkemizde aĢı uygulaması ile sağlanır. Yiyecek ve içeceklerin temizliğine
    özen gösterilmeli, içme suları klorlanmalı, tuvaletler mikrop öldürücülerle temizlenmelidir.
    Kan nakillerinde kan, sarılık yönünden incelenmelidir. Özel eşyalar ortak kullanılmamalıdır.

    13. Tüberküloz (Verem )


    Tüberküloz basilinin neden olduğu başta akciğer olmak üzere bütün vücudu tutabilen
    kronik bir enfeksiyon hastalığıdır. Her yaş ve mevsimde görülebilir.
    Kuluçka dönemi 4-12 haftadır.


    Hastalığın kaynağı insandır. Etken, insandan insana solunum yoluyla bulaşır. Çiğ
    sütün pastörize edilmeden kullanılması, balgam, cerahat ve üriner sistemle temas ile bulaşma
    olur. Hasta insan basil çıkardığı sürece bulaştırıcılığı devam eder.
    Tüberküloz basili tüm organlara yerleşebilir. Akciğer, perikart, deri, tüberküloz, genito
    üriner, kemik tüberkülozları, tüberküloz menenjit ve tüberküloz larenjiti gibi isimler alır. En
    sık görülen akciğer tüberkülozudur. Hastalığın tanısı PPD (tüberkülin) testi ve röntgen filmi
    ile konur.

    Belirtiler: Hâlsizlik, iştahsızlık, yorgunluk, kilo kaybı, gece terlemesi, ateş ve uzun
    süren öksürük vardır. Öksürükle birlikte balgam çıkar ve balgamda kan görülür
    Tedavisi doktor kontrolünde tüberküloz ilaçları ile yapılır. Hastaya kesinlikle yatak
    istirahatı verilir. iyi beslenme ve temiz hava iyileşmeyi kolaylaştırır.
    Tüberkülozdan korunmak için BCG aşısı yapılır.

Yorumlar